Kendime Mektuplar-331

İnsanları Cezalandırarak Kalite Üretemezsin

Temmuz 23, 2026

Sevgili Erol,

Sosyal medyada bir öneriye rastladım.

Öneri şuydu:

“Yunanistan’a tatile giden memurlara zam yapmayın.” (https://www.instagram.com/p/DbAa_jiAbSl/?igsh=ZjJmYzc4cnhjOGFw)

Bir an durup düşündüm.

Gerçekten sorun bu mu?

Bir insan sınırı geçip başka bir ülkede tatil yapmayı tercih ediyorsa, çözüm onu cezalandırmak mıdır?

Yoksa önce kendimize şu soruyu sormamız mı gerekir:

Neden gidiyor?

Kolay olan, tercihi suçlamaktır.

Zor olan ise tercihin nedenini anlamaktır.

Ekonomide de hayatta da ilginç bir kural vardır.

İnsanları istemedikleri yere zorla bağlayabilirsin.

Ama onları memnun edemezsin.

Müşteriyi içeride tutabilirsin.

Ama hizmet sunanı kaliteli hizmet üretmeye mecbur edemezsin.

Çünkü kalite korkudan doğmaz.

Kalite rekabetten doğar.

Bugün bazı insanlar tatillerini Yunanistan’da geçiriyorsa, bunu yalnızca döviz hesabıyla açıklamak kolaycılıktır.

İnsan bazen daha fazla para öder.

Ama karşılığında huzur satın aldığını düşünür.

Saygı satın aldığını düşünür.

Gülümseyen bir hizmet satın aldığını düşünür.

Temiz bir çevre satın aldığını düşünür.

Önemli olan bunların gerçekten doğru olup olmaması değildir.

Önemli olan insanların böyle hissediyor olmasıdır.

Tercihi belirleyen çoğu zaman gerçeklerden çok algıdır.

Ve algıyı değiştiren yasaklar değil, yaşanan deneyimlerdir.

Bazıları çözümü cezalandırmakta arıyor.

Kimisi çıkış harcı artırılsın diyor.

Kimisi gitmeyeni ödüllendirelim diyor.

Kimisi de yurtdışını tercih edenleri ayıplıyor.

Oysa bunların hiçbiri şu soruya cevap vermiyor:

İnsanlar neden başka bir alternatifi deneme ihtiyacı hissediyor?

Soruyu değiştirmeden cevabı değiştiremezsin.

Beni düşündüren asıl konu ise başka.

Bizde yatırım yapanın önemli bir bölümü, yatırımının karşılığını daha kaliteli hizmet üretmekte değil, daha yüksek fiyat talep edebilmekte arıyor.

Sistem de çoğu zaman bunu ödüllendiriyor.

Oysa rekabetin olduğu yerde fiyat, kalitenin sonucudur.

Rekabetin olmadığı yerde ise kalite, fiyatın bahanesi hâline gelir.

İşte gelişmeyi engelleyen zihniyet budur.

Bir ülke vatandaşını sınırların içinde tutarak zenginleşemez.

Bir işletme müşterisini mecbur bırakarak büyüyemez.

İnsanlar mecbur kaldıkları yere değil, mutlu oldukları yere bağlanırlar.

Bunu değiştirecek olan yasaklar değildir.

Zihniyettir.

Kaliteyi fiyatın arkasına saklayan değil, fiyatı kalitenin doğal sonucu hâline getiren zihniyet…

Belki de tartışmamız gereken tam olarak budur.

Çünkü insanları cezalandırarak sadakat oluşturamazsın. Sadakati ancak hak ederek kazanabilirsin.

İmza: Kendin

(Bu yazılar, doğrular ilan etmekten çok, rahatsız edici sorular sormak niyetiyle kaleme alınmıştır.)

  • İzlediğiniz için çok teşekkür ederim, desteğinizi ve yanımda olduğunuzu hissetmek benim için gerçekten çok kıymetli.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir