Erenköy Cemaati’nin Bildirisi Üzerine

Erenköy Cemaati (Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı) çevresinden yayımlanan son bildiride toplumsal çürüme, torpil, fon krizleri ve yozlaşma üzerine sert ifadeler kullanıldı.

Dışarıdan bakıldığında bu metni toplumsal bir özeleştiri veya ahlaki bir uyarı olarak okumak mümkün. Ancak ben bu bildiriyi yalnızca dile getirdiği tespitler üzerinden değerlendiremiyorum.

Erenköy Cemaati’nin adını duymuşluğum var. Bunun ötesinde, cemaatin iç yapısı veya geçmişi hakkında özel bir bilgiye sahip değilim. Ancak bu yapıyı, bugünkü toplumsal ve siyasal düzenin oluşumunda rol oynayan çevrelerden biri olarak görüyorum.

Şimdi, bu düzenin yarattığı toplumsal çürüme görünür hâle gelince ahlak üzerine söz söylemek, ister istemez bazı soruları beraberinde getiriyor.

Acaba bu bildiri samimi bir kaygının ürünü mü? Yoksa mevcut düzen sorgulanırken yeni bir konum edinme arayışı mı?

Düzen kurulurken susup çarklar tıkanınca ahlak dersi vermeye kalkanların bu hamamdan temiz çıkma çabası bana inandırıcı gelmiyor.

Elbette bir bildiride dile getirilen tespitleri, sırf onları yayımlayan kuruma duyduğumuz güvensizlik nedeniyle reddedemeyiz. Önemli olan, söylenenlerin doğruluğu kadar, söyleyenlerin de aynı ahlaki ölçüye tabi olup olmadığıdır.

Ahlak, başkalarının kusurlarını göstermekten önce, insanın kendisini de aynı ölçüyle değerlendirmesini gerektirir.

Öyleyse soralım: Bu bildiri masum bir toplumsal kaygının ifadesi mi, yoksa değişen güç dengeleri içinde yeni bir maskeyle sahneye çıkma girişimi mi?

Benim kuşkum bu noktada başlıyor.

Dipnot: Her ne kadar Erenköy Cemaati’nin bildirisini eleştirsem de toplumsal çürüme konusundaki tespitlerine katılıyorum.

CHP’den ayrılıp Özgür Özel’in şu anda adını dahi hatırlayamadığım partisine koşanlara bir sorum var:

Toplumsal çürüme üzerine böyle bir çıkışı bile yapamayan bir partiden hâlâ umutlu musunuz?


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir